Sabah 10:00'da uyanıyorsun. Enerjin yerinde. Yapılacak işlerin var. Ama saat 16:00'da doktor randevun var.
Mantıken önünde 6 saat var. Bir sürü iş halledebilirsin. Ev temizleyebilir, rapor yazabilir, spor yapabilirsin.
Ama yapmıyorsun.
Kanepeye oturuyorsun. Telefonda amaçsızca kaydırıyorsun. Başka bir işe başlamaya korkuyorsun çünkü "ya dalarsam ve randevuyu kaçırırsam?" düşüncesi beynini kemiriyor.
Saat 15:30 oluyor. Hazırlanıyorsun. Randevuya gidiyorsun. Randevu sadece 30 dakika sürüyor.
Eve dönüyorsun. Gün bitti. Bütün gün sadece 30 dakikalık bir iş yaptın ama sanki maraton koşmuş gibi yorgunsun.
Hoş geldin. Bunun adı "Bekleme Modu" (Waiting Mode).
Sorun Nedir?
Bekleme Modu, beyninin yaklaşan bir etkinliği "tehdit" olarak algılayıp, tüm sistemleri "hazır ol" durumuna getirmesidir.
Bilgisayarın uyku moduna girmesi gibi değil, tam tersi. İşlemci %100 çalışıyor ama ekranda hiçbir hareket yok. Arka planda sürekli "Randevuyu unutma, randevuyu unutma, randevuyu unutma" programı çalışıyor.
Bu yüzden yorgunsun. Hiçbir şey yapmamak, bir şeyler yapmaktan daha çok enerji harcıyor çünkü beynin sürekli aktif bir nöbet tutuyor.
Neden Olur? (Nörobiyolojik Gerçek)
Bu durumun temelinde iki nörobiyolojik faktör yatar:
Zaman Körlüğü (Yine): Gelecekteki bir zaman dilimini (16:00) şu anki zamandan ayıramıyorsun. Beynin "daha çok var" ile "hemen şimdi" arasındaki farkı hissedemiyor. O yüzden 6 saatlik boşluk, beynine 5 dakika gibi geliyor. Ve kimse 5 dakikalık boşlukta derin bir işe başlamaz.
Görev Değiştirme Maliyeti (Task Switching Cost): DEHB beyni için bir işten diğerine geçmek (transition) çok pahalıdır. Yüksek enerji gerektirir. Beynin, "Şimdi işe başla -> Sonra dur -> Randevuya hazırlan -> Randevuya git" zincirini çok yorucu bulur. Bu yüzden "Hiç başlama, böylece durmak zorunda kalmazsın" stratejisini seçer. Enerji tasarrufu yapmaya çalışırken hayatını felç eder.
Neden Standart Tavsiyeler İşe Yaramaz?
"Aradaki zamanda ufak tefek işleri hallet." "Kendine hatırlatıcı kur, rahatla."
Bu tavsiyeler işe yaramaz çünkü sorun hatırlamak değil. Sorun, odaklanamamak.
Başka bir işe başlamak, randevuyu kaçırma riskini artırır (beyninin inancı bu). Hatırlatıcı kursan bile, o anksiyete ("ya alarmı duymazsam?") seni tetikte tutmaya devam eder.
Ufak işler bile "büyük" görünür çünkü beynin kapasitesinin %80'ini o randevuyu beklemeye ayırmıştır. Kalan %20 ile bulaşık bile yıkanmaz.
Ne İşe Yarar? (Gerçek Çözümler)
Bekleme modunu tamamen yok edemezsin ama yönetebilirsin.
1. "Sabah Randevusu" Kuralı (The Golden Rule)
Eğer kontrol sendeyse, ASLA günün ortasına (12:00 - 16:00 arası) önemli bir randevu koyma.
Randevularını ya sabahın körüne (09:00 - 10:00) ya da günün en sonuna koy.
Sabah randevusu: Hemen biter, günün geri kalanı özgürleşir. "Bekleme" süresi minimumdur.
Akşam randevusu: Gün boyu çalışırsın, çünkü randevu "gün bitimi" sinyalidir.
Ortadaki randevu, günü ikiye bölmez; günü öldürür.
2. Görsel "Köprü" (Visual Bridge)
Zamanın bol olduğunu beynine kanıtlaman lazım.
Bir zamanlayıcı (Time Timer) kur. Randevuya hazırlanma saatine kadar (örneğin 15:00'e kadar) ne kadar zaman olduğunu gör. Kalan süreyi kırmızı bir blok olarak görmek, beynine "Bak, hala güvendesin, şu an alarm durumuna geçmene gerek yok" mesajı verir.
3. Ortam Değişikliği (State Change)
Evde, her zaman oturduğun yerde beklersen, beynin "dinlenme" ile "bekleme"yi karıştırır.
Eğer randevun 16:00'daysa ve evdeysen, çık dışarı. Bir kafeye git. Kütüphaneye git. Fiziksel ortamı değiştirmek, beynini "Bekleme Modu"ndan çıkarıp "Eylem Modu"na sokabilir. "Burada çalışıyorum, randevu zamanı çıkacağım" ayrımı daha netleşir.
4. Düşük Bilişsel Yük Gerektiren İşler (Brain-Dead Tasks)
O 6 saatte "tezini yazmaya" çalışma. Yapamazsın. Bunun yerine, hiç düşünme gerektirmeyen işler yap: Çamaşır katlamak, dosya isimlendirmek, e-posta silmek.
Bu işler "başla-dur" maliyeti düşük işlerdir. Randevu saati geldiğinde bırakması kolaydır, bu yüzden beynin bunlara izin verir.
Zihniyet Değişimi (The Shift)
Kendine şunu söyle: "Şu an bekleme yapmıyorum, şu an geçiş yapıyorum."
Bu durum tembellik değil, beyninin seni "gelecekteki olaydan" koruma çabası. Koruma mekanizması biraz bozuk çalışıyor, hepsi bu.
Günü kurtarmak istiyorsan, randevuyu günün celladı yapma. Onu günün ilk işi yap ve kurtul.
Sonuç
Bekleme Modu, zamanın değil, enerjinin çalınmasıdır. Bir sonraki randevunu alırken bunu hatırla. Sabah 09:00'daki randevu için uyanmak zordur ama 16:00'daki randevu için bütün günü feda etmek daha zordur.
